Cinlikuyu / Parsık gezisi


Geziler, İzmit / Pazartesi, Kasım 27th, 2017

Katılanlar: Yaman Özakın, Aydın Menderes, Özgün Sarısoy, Erdal Yalçın, Murat Boyoğlu, Sevda ???, Nermin Akın, Kumsal Güvenli, İTÜMAK

Tarih: 25-26 Kasım

Cumartesi öğleye doğru Kozyatağı’nda buluşup Erdal’ın arabasına doluştuk. Yolda Kartal Köprüsü’nün en alınmayacak yerinden Aydın’ı da alarak Aksığın Köyü’ne doğru yola koyulduk. Öğleden sonra 14:00 gibi kamp yerine vardık. İTÜMAK’lı arkadaşlar Cinli Kuyu’yu döşemiş, ardı ardına ekipleri sokuyorlardı. Biz de çok zaman kaybetmeden kıyafetlerimizi değişip 16:40’ta Parsık’a girdik.

Parsık’ın serin sularında sürünüp yoldaki yankolların çoğuna kafayı soktuk. Mağaranın dikey kısmından gelen şelale tüm debisiyle akıyor, havada dağılan su parçacıkları yüksek tavanlı galeriyi dondurucu bir ıslaklıkla kaplıyordu. Burada Ahmet’le tırmandığımız kola bir kere daha bakınca hatırladığımdan daha yüksek göründüğünü fark ettim. Geri dönüşe geçtiğimizde mağaraya gireli bir saat olmuştu.

Dönüş yolunda baca yapa yapa mağaranın tavanından döndüm. Ahmet’le Pınargözü’nde konuştuğumuz gibi hemen hemen bütün kollar mağaranın gençken oyduğu yukarı kısımdan bağlanıyordu. Burada kafayı soktuğum kolların hepsi bitti.

Ben yukarıda kollara bakarken Aydın aşağıda bekliyordu. Bu sırada mağaranın ilerisinde başka bir kola bakan Kumsal, Nermin ve Kerim döndü ve Aydın’ı da alarak devam etmişler. Ben koldan kafayı çıkardığımda Kumsal’ların geçip geçmediğini bilemediğimden, bakmak istediğim diğer bir yankolun başında 15 dakika kadar bekledim. Gelen giden olmayınca kola bakıp ileride bir noktadan tekrar anakola dönüp aşağıya doğru devam ettim. Bu sırada Aydın’la Özgün de beni merak edip yukarı gelmeye başlamışlardı. Ortada karşılaşıp hep beraber çıkışa geçtik.

Girişten tam iki saat sonra saat 18:40’da mağaradan çıktık. Tarlaların arasından kampa yürürken yoldan bize birinin seslendiğini duyduk. Köye kendi arabasıyla gelen Murat, kampı arıyordu. Gidip Murat ve Sevda’yı alarak kampa döndüm ve ateş başında mantar ve pasta sebebiyle bir anda oluşan can pazarında elimizden geldiğince lüks gıdaları ağzımıza attık.

Emre ve Boray ile Cinlikuyu’daki yan kolu tırmanma maceramız için tırmanma malzemelerini çantalayıp, kuşanıp Cinlikuyu’ya indim. Aşağıda günün 158. şiftini atan Emre ve Boray’ın “yeaaa yarın mı tırmansak yeaa” dilekleri sonucunda gerisin geri yukarı çıktık ve ateş başında Erdi’nin mısırlarını yedik ve yattık.

Ertesi sabah kalktığımızda öğrendik ki gece arabalarında uyumaya giden Murat ve Sevda ortada yoktu. Telefonla arayıp İstanbul’da olduklarını öğrenince rahatladık, gece ani aldıkları bir kararla İstanbul’a dönmeye karar vermişlerdi.

İTÜMAK’la beraber 15:00 gibi kamp yerinden çıkıp Başiskele’deki Yeni Tadım lokantasında lahmacun ve kebap yedik. Aniden gelen 30 kişi, lokantanın servis sistemini çökertti. Ayranlar ve çorbalar sulandı. “Bir dahaki sefere önceden haber verirseniz daha iyi hizmet veririz” dendi.

Saat 18:00 sularında Kozyatağı’ndaki eve kilo almış bir şekilde döndük. Üzerinde bir de utanmadan mantar pişirip yedik.

Yaman Özakın – 27 Kasım 2017   

Recep’in yaptığı gezi videosu:

error